28 Ocak 2012 Cumartesi

Savaş

Savaştan arda kalan pilotlar barda, latex elbiseli orospuların külot renkleri hakkında bahis yaparlardı.
Savaşmayanlarsa, her gece pilot olurlardı.
Biz orospularsa her gece daha da zengin olurduk.

Smaç basamayan kısa çocuk

Kuşatılmış bir gölgenin içinde yaşıyordu.
Bankerler ceplerini daha da şişirmek için kötülük yapıyorlardı.
Hoşlandığı kız aç dudaklarını boyuyordu, ama kısa çocuk için değil , bankerler için.
Okyanusları bilirdi kısa çocuk ama şimdi küçük su birikintilerinden korkar durumdaydı.
Köpekleri izlerdi, geçici huzur molalarında, ama herkes onunla alay eder, köpekleri tekmelerdi.
Küçük Prens diye seslenirdi bazıları o'na, ama bilemezdi onlar kısa çocuğun Küçük Prens kadar
yabancı olmadığını.
.........
Bankerler smaç basıyordu kısa çocuğa, kısa çocuğun üçlüklerini kimse önemsemedi.
Küçük Prens üzüldü kısa çocuğun hikayesine, kuşatılmış gölgelerden şalıyla çekti onu.
Okyanuslara gittiler...

4 Kasım 2010 Perşembe

Ateşe tapanlar

Ateşle konuşan kedi, buz gibi bir kediye aşık olmuş.
Buz kediyi, ateş de diğer kediyi öldürmüş.

Ne ateş buza kızabilmiş, ne de buz ateşe.

28 Ekim 2010 Perşembe

Dar Kuyu'dan bakan kedi

Sağlıksız günler,
Mesafeler.

Mevsimsel mutluluk,
Mevsimsel birikinti.

Bataklık gülü ! dedi, ablası kardeşine.
Ne gül gördüm ne de bataklık.

Gün görmek istiyorum,
Denizi, yağmuru ve kedileri izlemek......

27 Ekim 2010 Çarşamba

Ayakkabı mı, Patik mi?

Ayakkabılarını boyatmak için babasından adres istedi.
Adreste boyacı bulunmuyordu, 3 kez daha gitti, sonuç değişmedi.
Anlamadı, babası yeni ayakkabı aldı.

Arkadaşını görmek için başkasının arabasıyla 4 saat yol yaptı, en sonunda yoruldu, kaza yaptı.
Arkadaşının annesinden borç aldı, diğer aracın şoförüne verdi, eksik olarak.

Arkadaşıyla meyhaneye gitti.

Eve geldi, ayakkabıları yoktu.

11 Ağustos 2010 Çarşamba

Dünyan

Senden güzel mi gece ?
Senden ayık mı gündüz ?
Senden yeşil mi erik ?

Senden seni dilesem,
yaşlanır mı dünya ?

19 Haziran 2010 Cumartesi

Dünya insanları

İki yalnız insan, oturdular yanyana bir sokakta,
birbirlerine bakamadan anlattılar hayatlarını.

Gülmediler, sevemediler, ama oturmaya, anlatmaya devam ettiler.

Birbirlerinin evlerinde kaldılar, birbirlerine yemek yaptılar, içki içtiler,
dans ettiler.

Yalnızlıklarına yemin ettiler tenleri birbirlerine karışırken.

Bela mısın dünya ?