14 Ağustos 2012 Salı

Ayna

Bir gün senin de yüzerken bir deniz tarağı tarafından göğsün, göbeğin kesilecek, içini göreceksin, kendini hatırlayacak, daha da sevecek, kedileri daha bi turuncu göreceksin....

Buna eminim.
Hem belki aklına düşerim, kim bilir ?
Belki beni özlediğin aklına gelir?

20 Temmuz 2012 Cuma

Köprüler

Adam 4 yıldır yalnızdı. Kadının yanına oturdu. 4 duble rakı içti. Kadın hep geçmişinden bahsetti, 3 duble votka içti, bazen vişnesini abartarak. Adam sevmedi, kadına dair hiçbir şeyi. Kadınları iyi tanıyordu, iyi idare etti. Kadının evine gittiler. Adamın vücudu kadına çarptı, tesadüfi bir kaza gibi. Terleri birbirlerine yapıştı, acı biber yemiş ağız gibi. Birbirleriyle çiftleşmesi doğaya aykırı iki hayvan gibi seviştiler.
Bu benim bu hayata gelişimin öyküsü. İki yalnız , iki alkolik, iki anlamsız et parçasının kim bilir hangi kafayla dünyaya saldığı bir dölüm ben.
Şimdi babamın annemin yanına oturduğu gibi senin yanına oturdum. Nefesin  anason kokuyor, hikayelerin hep arkandan bakıyor. Az sonra çocuğumuz doğacak, ama sen bunu bilmiyorsun. Nasıl bir intikam köprüsüdür bu ?
Kader, sevdiğin için uydurduğun tesadüfler köprüsüymüş, ya sevdiğin yoksa?
Benim gibi kirli, kokuşmuş duygularınla inşa et köprülerini.
Elbet insanlık da bir gün gelip o köprüleri yıkacak.
Bulutlar sana türlü türlü şakalar yapacak.
Ve sen hep içini aşkla dolduran denizlerin içerisinde yüzecek, balıklara anlatacaksın hikayeni.

28 Ocak 2012 Cumartesi

Savaş

Savaştan arda kalan pilotlar barda, latex elbiseli orospuların külot renkleri hakkında bahis yaparlardı.
Savaşmayanlarsa, her gece pilot olurlardı.
Biz orospularsa her gece daha da zengin olurduk.

Smaç basamayan kısa çocuk

Kuşatılmış bir gölgenin içinde yaşıyordu.
Bankerler ceplerini daha da şişirmek için kötülük yapıyorlardı.
Hoşlandığı kız aç dudaklarını boyuyordu, ama kısa çocuk için değil , bankerler için.
Okyanusları bilirdi kısa çocuk ama şimdi küçük su birikintilerinden korkar durumdaydı.
Köpekleri izlerdi, geçici huzur molalarında, ama herkes onunla alay eder, köpekleri tekmelerdi.
Küçük Prens diye seslenirdi bazıları o'na, ama bilemezdi onlar kısa çocuğun Küçük Prens kadar
yabancı olmadığını.
.........
Bankerler smaç basıyordu kısa çocuğa, kısa çocuğun üçlüklerini kimse önemsemedi.
Küçük Prens üzüldü kısa çocuğun hikayesine, kuşatılmış gölgelerden şalıyla çekti onu.
Okyanuslara gittiler...

4 Kasım 2010 Perşembe

Ateşe tapanlar

Ateşle konuşan kedi, buz gibi bir kediye aşık olmuş.
Buz kediyi, ateş de diğer kediyi öldürmüş.

Ne ateş buza kızabilmiş, ne de buz ateşe.

28 Ekim 2010 Perşembe

Dar Kuyu'dan bakan kedi

Sağlıksız günler,
Mesafeler.

Mevsimsel mutluluk,
Mevsimsel birikinti.

Bataklık gülü ! dedi, ablası kardeşine.
Ne gül gördüm ne de bataklık.

Gün görmek istiyorum,
Denizi, yağmuru ve kedileri izlemek......

27 Ekim 2010 Çarşamba

Ayakkabı mı, Patik mi?

Ayakkabılarını boyatmak için babasından adres istedi.
Adreste boyacı bulunmuyordu, 3 kez daha gitti, sonuç değişmedi.
Anlamadı, babası yeni ayakkabı aldı.

Arkadaşını görmek için başkasının arabasıyla 4 saat yol yaptı, en sonunda yoruldu, kaza yaptı.
Arkadaşının annesinden borç aldı, diğer aracın şoförüne verdi, eksik olarak.

Arkadaşıyla meyhaneye gitti.

Eve geldi, ayakkabıları yoktu.